Kategoriler
Blog

Üniversiteler İşlevini Görüyor Mu?

Ülke sınırlarımız içerisinde ve günümüzde evlat sahibi vatandaşlarımızın lise sonrası birer gereklilik olarak gördükleri üniversiteleri her birey farklı biçimde göz önüne alabilir. Ancak bu kurumların genel maksatları; piyasalar için kaliteli ve nitelikli bireyler yetiştirmek, sahip olunan evrensel ve ulusal bilgi birikimini daimi olarak ilerletmek ve dünyamızı ve ülkemizi daha yaşanabilir birer medeniyet haline getirmektir. Bu tanımların somut örnekler ile pek uyuşmadığının hepimiz farkındayız. Peki nerede yanlış yaptık?
Türkiyede 1990’lardan itibaren üniversite açma furyasının oluştuğunun hepimiz farkındayız. Yetkililerin zekice bir hareket olarak gördüğü metre kare başına üniversite açma politikalarının sonucu maalesef yanlış değerlendiriliyor. Bu yönelimle iddia edilen getiri ailelerin yanında olan öğrenciler ülke boyunca dağıtarak onları harcama yapmaya teşviklendirmek ve bölge ekonomisinin kalkınmasını sağlamak. Mevcut iktidarın yol ve altyapı yapımı gibi piyasaya para sokma maksadıyla harcama yapma stratejisinin hepimiz farkındayız. Uluslararası alanda da dile getirilen bu ekonomi politikaları nispeten başarısını göstermiştir. Lakin yol köprüye ödenen bedelin bir karşılığını somut olarak görüyoruz ve ondan faydalanabiliyoruz. Peki öğrenciye ailesi ve devlet tarafından harcanan para nereye gidiyor? Üniversiteye bilim üretmek ve nitelikli eleman yetiştirmek için yerleştirilen akademisyenler görevlerini yerine getiriyor mu? Yetiştirilen diplomalı bireyler verilen değeri alıyorlar mı? Bu soruları cevaplandırdığımızda uygulanan politikaların yanlışlığının farkına varmak çok da zor olmasa gerek.
Elektroniklerin hayatımıza girene kadar geçimini tarım ile sağlayan Anadolu insanı zor yaşantılarının sonucu olarak verdikleri uğraşların karşılığını alamayışın yıllarca acısını çekmişlerdir. Bu karşılıksız köle gibi çalışmaya çözüm olarak anne babalarımız eğitim öğretimi haklı olarak şartsız bir gereklilik olarak görmüşlerdir. Ancak yanıldıkları bir husus var: Üniversitede geçirilen zaman dilimi eğitim öğretime dahil mi? Geçmiş öğrenim yıllarında başarılı olmuş öğrencilerin dışında ortalama ve bu düzeyin altında olan bireylerin üniversite adında 4 yıllık okullara gönderilmesi çeşitli nedenlerden ötürü son derece yanlıştır. İlk olarak annesinin ders çalışıyor, devletin sağladığı bursu öğrenimine yönelik harcıyor olarak düşündüğü bu öğrenci kılıklı başıboş kişi gece yatarken bir sonraki gün sarkıntılık yapacağı kızı, sabah 9’daki sınavı kopya ile nasıl geçeceğini ve gelen burs parasını alkole mi yoksa sigaraya mı harcayacağını düşünüyor. Konuştuğu lafların bile dikkate alınamayacağı bu aşağılık insanlar meslek edinme uğraşları yerine vakitlerini bir fincan kahvenin etli bir öğün yemek değerinde olduğu kafelerde geçiriyorlar. Ne yazikki gençlerimiz hayatlarının epey bir boş vakte sahip olduğu 4 senelik kısmını kendine katma değer sağlamak üzere harcamıyorlar.
Mimarlık, mühendislik, öğretmenlik aklınıza gelebilecek herhangi bir mesleğin sahibi olacak öğrencilerin 4 sene boyunca okutulması ağır bir maddi yüke, öğrenci aile arası ve öğrenci memleket arası bir özleme, en önemlisi de 4 yıllık bir zaman kaybına neden oluyor. Karşılığında ise öğretmenseniz atanmayı bekleme hakkında, mühendisseniz bir şirkete iş başvurusunda bulunan 100 kişinin arasında olma hakkında, mimarsanız da kapısının bir işveren tarafından çalınmasını bekleyen birey olma hakkına sahip oluyorsunuz. He birde diplomayı unutmayalım.
Tüm bunlar öğrencilerin suçu değil elbette. Yine aynı üniversitelerde bir derse girdiğinizde hoca denilecek kişilerin sorumlu oldukları alanlarda ders verecek kadar bilgi sahibi olmadıklarını görebilirsiniz. Bilim üretmekten, anlatılacak konuya çalışmaya zaman bulamayan bu bilim insanlarımız aynı zamanda yetiştirmeleri gereken öğrencileri de irtibat kurulması gereksiz insanlar olarak görüyorlar. 2022-2023 döneminde yaklaşık 185 bin kadar sayıda akademisyenin iş başında olduğu görülmüş. Peki soralım sizlere ders anlatmayı sınıfta geçirilecek zorunlu bir süre olarak gören bu 185 bin kişinin büyük kısmının ürettiği bilim nerede?
Devlet yetkilileri siyasette kimin altında kimin üstünde olduğunuzu düşünmek yerine attığınız ve atacak olduğunuz adımların etkilerini hesaplayınız. Diplomayı aldıktan sonra hiçbirşey olamayacak bir birey için hem milli bütçeden hem de aileden milyonlar harcanıyor.
4 sene sonra çocuğunuzun ağlayarak atama beklediğini görmek istemiyorsanız, bir işin ucundan tutmasını öğretin.

Bir yanıt yazın