Kategoriler
Blog

Dünyanın Rezerv Parası : Doların Hükümranlığı

Bir para düşünün ki dünyanın her yerinde kabul görüyor , alınıyor , satılıyor , stok yapılıyor , tüm dünya bankalarının ve devletlerinin rezervlerinde istisnasız bulunuyor hatta bazı yerlerde sözde ‘yatırım’ olarak görülüyor ; evet doğru bildiniz bu kağıt parçası Amerikan dolarından başkası değil . Peki bu özünde değersiz bu kağıt parçası nasıl oldu da tüm dünyayı hükümranlığı altına aldı , nasıl temel rezerv para haline geldi ?

2023 yılı itibariyle uluslararası alanda yapılan her beş ticaretten üçünde dolar kullanılıyor. Yalnızca bu veri bile durumun vahametini ortaya koymakta. Diğer tüm para birimi ve ödeme yöntemlerine açık ara fark atan doların ve diğer banknotların tarihine bir göz atalım.

Bildiğiniz üzere insanlar  ilk zamanlarında kendi ihtiyacı olan materyalleri doğadan kendileri temin ediyorlardı , fakat insan sayısı artış gösterdikçe değişen hayat koşulları nedeniyle bir insan kendi yaşamı için gerekli olan tüm materyalleri kendisi üretmekte yetersiz kaldı , bunun sonucunda takas usulü ortaya çıktı. Takas usulü ile insanlar kendilerinde olmayan ve ihtiyaç duydukları malzemeleri birbirleri ile değiş tokuş ederek ihtiyaçlarını karşılamaya başladılar , fakat zaman ilerledikçe bu yöntemin çok da iyi bir yöntem olmadığı ortaya çıktı . Örnek vermek gerekirse diyelim A kişisinin bir evi var ve bu evi satmak istiyor , B kişisi A ya gelerek evini almak istediğini söylüyor , A , B ye evimin karşılığında ne verebilirsin diyor B de misal 10 adet büyükbaş hayvan vermeyi teklif ediyor ; peki ya A nın büyükbaş hayvana ihtiyacı yoksa ? Hayvanlara bakmak istemiyorsa ?  Bu durumda A hayvanlar ile evi takas ettikten sonra kendi ihtiyacı olan malzemelerin karşılığında büyükbaş hayvan kabul eden birini bulması lazım ki ihtiyaçlarını giderebilsin , bu da zahmetli bir durum . Bundan dolayı insanlar alışverişlerinde karşıdakine verdiğinde veya karşısındakinden aldığında herkesin kabul edeceği bir meta aramaya koyuldular .

Bu noktada ortaya altın , gümüş , bakır gibi değerli madenler keşfedildi , insanlar bu madenleri şekillendirerek kendi aralarında ticaretin birimi olarak kullanmaya başladılar ve bu şekilde ilk paralar oluştu .

M.Ö 7.yy da ilk altın ve gümüş paralar Lidya’da ortaya çıktı(Lidya günümüz Anadolu coğrafyasının batı kesimlerine tekabül eden bir bölgedir.).Paralar, Lidyalılar tarafından ele geçirilen altın ve gümüş madenlerinden yapılmıştı. Bu paraların her birinin üzerinde, krallığın sembolü olan bir aslan figürü bulunuyordu . Bu, para birimi standartlarını ve paranın gelişimini başlattı .

Antik Yunanistan ve Roma İmparatorluğu döneminde ise altın ve gümüş paraların kullanımı yaygınlaştı. Bu dönemde, sikke olarak bilinen bir tür para kullanıldı. Sikke, üzerinde devletin sembollerini taşıyan küçük, yuvarlak parçalardı. Roma İmparatorluğu, sık sık para birimini değiştirdi ve birçok farklı para birimi kullanıldı .

Değerli madenlerden yapılan paralar İslam coğrafyasında da kullanıldı , Efendimiz(s.a.v) zamanında kullanımda olan üç farklı para bulunuyordu: Roma İmparatorluğuna ait altın dinar , Pers İmparatorluğuna ait gümüş dirhem ve yine Pers İmparatorluğuna ait bakır fülus . Müslümanlar da devletleri güçlendikten ve genişledikten sonra Hicri 77 – Miladi 695 tarihinde kendi altın paralarını basmaya başlamışlardır .

Bu süreçte başta Çin topraklarında olmak üzere yerel olarak ilk banknot diyebileceğimiz kağıt para örnekleri ortaya çıksa da bunlar o dönemlerde hiçbir zaman popüler olmadı ve küçük komütelerde kullanımdan başka öteye gitmedi.

Genel olarak insanlık yapmış olduğu ticaretlerde 19.yy a kadar altın gümüş ve bakırdan ihtiva edilen paraları kullanmaya devam etti .

Takvimler 19.yy a geldiği zaman devasa boyutlarda gemiler inşa edilmeye başlamış ve dünyadaki ticaret yerel ticaretten global ticarete dönmüştü , örneğin İtalyan bir tüccar devasa gemisi ile Çin’e gidip oradan aldığı malzemeleri geri dönüp Avrupa’da satabiliyordu fakat bu büyük çaplı ve uzun menzilli ticaretlerde altın kullanımının ciddi riskleri vardı , fırtına çıkıp geminin batması , geminin korsanlar tarafından saldırıya uğraması gibi durumlarda tüccarlar çok ciddi zararlar ediyorlardı . Bu durumdan yararlanmak isteyen  dünya çapındaki zamanın çok zengin kişileri birbirleri ile anlaşarak günümüzün modern bankalarının ilk örneklerini kurdular . Kurdukları sistem özetle şu şekilde idi:

-Uluslararası ticaret yapan tüccarlarla antlaşmalar yaparak tüccarların ellerindeki altınları kendileri alıp karşılığında üzerlerinde altın olarak karşılıkları yazan ilk modern banknot örneği diyebileceğimiz belgeleri küçük komisyonlar karşılığı tüccarlara verdiler.(Örneğin tüccar 100 kilo altın karşılığı aldığı 1 adet belgeyi ticaret yapmak istediği ülkeye gittiği zaman gittiği ülkede onu oradaki büyük para babalarına bozdurarak karşılığında 99 kilo altın alıyordu , görünüşte 1 kilo altın karşılığında fiziki olarak altın nakletmeden tehlikeli durumları minimize ederek ticaretlerini güvenle yapabiliyorlardı. Bu belgeleri satan tüccarlar ise kendi aralarında ne kadarlık altına karşılık belge alıp verdiklerini kontrol edip belli zaman aralıkları ile bir araya gelip hesaplarındaki eksiklik fazlalıkları birbirlerine veriyorlardı.(Günümüzde bu yöntem ile kaçak olarak yabancı ülkelerde çalışan işçiler kendi ailelerine para göndermektedir yani bir çeşit off-shore bankacılık yöntemi olarak hala hayattadır.)

Bu yöntem ile tüccarları dolandırarak altınlarını gasp edip büyük ticaretlerde altın kullanımını bitiren zamanın zenginleri ; kasalarını daha da çok doldurmak adına aynı yöntemi avam halk karşısında da uyguladılar. Altınlarının çalınmasından , kaybolmasından  , savaş halinde yağmalanmasından korkan halk da ellerindeki altın , gümüş ve mücevherat gibi değerli malzemeleri bu zenginlerim ”güvenli” kollarına teslim ederek karşılığında aldıkları belgeler ile değerli malzemelerini kaybetme veya çalınma tehlikesi olmadan alıp satıyorlar , sattıkları malları alan alıcı kişiler ise dilerlerse satış sonrası alıcı satıcının verdiği belgeyi malı elinde bulunduran zengin kimselere giderek küçük bir meblağ  karşılığında fiziki olarak da temin edebiliyordu. İşte insanlar güvenli ticaret yapma isteği ve birtakım korkuları sebebi ile bu şekilde zenginler tarafından sömürüldü.

Bu sistem ilk oluştuğu zamanlar insanların elindeki belgelerin gerçekten de altın veya farklı bir değerli maden/mücevherat anlamında bir karşılıkları vardı , eğer kendinize ait olan değerli eşyaları fiziki olarak elde etmek istiyorsanız eşyalarınızı teslim ettiğiniz zengin kişiye gidip onun size vermiş olduğu belge karşılığında size ait olanları geri alabiliyordunuz. Fakat bu zengin kimselerin gözleri doymak bilmiyordu , kendi çevrelerindeki kişilerin de zenginleşmesi adına ve kendilerine borç almak için gelen kişilere faiz ile altın karşılığı olmayan belgeler dağıtmaya başladılar .

Durum 20yy. a geldiğimizde o kadar berbat bir hale gelmişti ki gerek devletler altın karşılığı olmadan banknot basıyorlar zenginler de insanların kendilerine emanet ettiğinden çok daha fazla altın ve değerli malzemeyi kağıt halinde piyasaya dağıtmışlardı ; bu durum ise enflasyon , stagflasyon gibi sorunlara yol açıyordu.

Tarihler 1944 yılı Temmuz ayına geldiğinde ise bu sorun karşısında Amerika Birleşik Devletleri öncülüğünde 44 devlet ABD’nin New Hampshire eyaletindeki küçük bir kasaba olan Bretton Woods’ta toplanarak Uluslararası Para Antlaşmasını imzaladılar. Antlaşmayı özetlemek gerekirse antlaşmanın tüm tarafları kendi ulusal paralarını Amerikan dolarına endekslediler ; Amerikan doları ise altına endekslendi , sonuç olarak dolar dünyada altın ile dönüştürülebilirliğini koruyan tek para oldu . Bu tarihten sonra devletler para basmak istediklerinde basmak istedikleri ulusal paranın ederi olan dolar miktarının karşılığı kadar altını ABD ye teslim ediyor , ABD ise talepte bulunan devlete hiçbir reel değeri olmayan tabiri caize kağıt parçası olan olan dolarları teslim ediyor ve devletler ancak bu şekilde para basabiliyorlardı. Bu durum reel zenginliği temsil eden altınların ve diğer kıymetli şeylerin ABD nin elinde birikmesine ve diğer devletlerin ellerindeki reel zenginlik olan altını banknot basmak için ABD ye teslim ederek aslında fakirleşmelerine yol açtı.

Bu durum 1971 e kadar devam etti . 1971 yılında ABD başkanı Richard Nixon yaptığı bir konuşma esnasında altın ile doların bağını feshetmiştir. Bu konuşmanın yapıldığı esnada tüm dünyadaki altın rezervlerinin %70 inden fazlası ABD de toplanmıştı bile . Bu tarihten sonra doların karşılığı altın olmaktan çıkarak başka bir dolar banknotu olmuştur , bu da Amerikan dolarını dünyada karşılıksız olarak basılabilen tek para birimi haline getirdi. ABD diğer devletlere de belirli malzemelerin (petrol gibi) dünyadaki ticaretinin sadece dolar ile yapılması konusunda da azami baskı kurdu . Bu da doların dünyadaki egemen para olması konusundaki son adımı tamamladı ; tabiri caize ABD’yi dinlemeyerek uluslararası ticaretleri dolar ile yapmayan devletlerin (altın ile yapan Venezuela ve Libya ve Euro ile yapan Irak) başlarına gelenler ortadadır .

Günümüze gelecek olursak  ABD herhangi bir devletten diyelim ki buğday ithal etmek istiyor , buğday ihracatı yapan bir devlete gidiyor , o ülkenin ahalisinin binbir zorlukla bir yılda yetiştirdiği buğdayları alıyor , karşılığında ise bir gecede bastığı dolar denilen hiçbir reel değeri olmayan kağıt parçalarını buğdayı ihraç eden devlete veriyor , bu şekilde hiçbir emek sarfetmeden tabiri caizse her şeyi beleşe getiriyor ; bu şekilde piyasaya daha fazla dolar pompalıyor ve dünyada gün geçtikçe dolar ile ticaret yüzdesi artıyor , dolar lobisi güçleniyor , doların hükümranlığı sağlamlaşıyor .

Peki dolar lobisinin ülkemizdeki kuklası olan oluşum kim dersiniz ? Doğru bildiniz ; tıpkı ülkemiz için tüm zararlı ve beka sorunu olan faaliyetler , dış devletler , büyük küresel şirketler , terör örgütleri ve yabancı istihbarat servislerinin maşası olan CHP zihniyeti ülkemizde dolar lobisinin de bir numaralı temsilcisidir , bunu Reisimiz Recep Tayyip Erdoğan’ın 2 Aralık 2016 ve 10 Ağustos 2018 de yapmış olduğu ”dolarlarınızı bozdurun” çağrısına ; 19 Nisan 2022 de yürürlüğe giren döviz ile ticaret yasağına ve devletimizin son 10 senede geçmiş olduğu altın stoklama politikasına dönemin CHP genel başkanı ve CHP milletvekillerinin vermiş olduğu tepkilerden anlayabilirsiniz.

Hür Düşünce ekibi olarak siz değerli takipçilerimize kesinlikle başta Amerikan doları olmak üzere tüm banknotlardan ve kartla alışverişlerden mümkün olduğunca uzak durma çağrısı yapıyoruz , bunun iki istisnasını da ülkemiz içinde alışveriş yaparken kullandığımız Türk Lirası ve anonim şekilde hizmet almak için kullandığımız kripto paralar olarak görüyoruz(kripto paraların da herhangi bir reel değeri olmamasına rağmen maalesef ki bulunduğumuz çağda insanların gizlilik ve mahremiyetlerinin ortadan kaldırılma çabasına karşı internet üzerinden ve gerçek hayatta iz bırakmadan hizmet almak , bağış yapmak veya toplamak için maalesef kripto para kullanımına mecbur bırakılıyoruz , bu konuya daha sonra farklı bir başlık altında etraflıca değinilecektir.). Bundan dolayı kayıtdışı ticaretlerimizde dahi dolar ve yabancı banknotlar kullanmayalım , bunlara yatırım gözü ile alıp depolamayalım , birikimlerimizi altın , platin , gümüş gibi madenlere yapalım ve bunları kendi evimizde işyerimizde özetle kendi erişimimiz olan yerlere fiziki bir şekilde depolayalım , yeni dünya düzeninin dolar dayatmasına karşı dik duralım .

 

 

 

 

Bir yanıt yazın