Kategoriler
Blog

Kültür Karmaşası ve Saf Millet Anlayışının Gerekliliği

 

Bugün her ne kadar Küresel Sistem ve Soros çocukları tarafından yıpratılmaya ve ortadan kaldırılmaya çalışılsa da insanın hayata bakışını temellendiren ve ona hayatında kabataslak bir yön kılavuzu veren ”Kültür” hakkında birkaç söz söylemek istiyorum.

Kültür , Latince ‘deki Cultura sözcüğünden türemiştir . Cultura toprağı ekmek , ekilen topraktan verim almak anlamlarına gelir . Bu kelime ortaya çıktığı tarihten çok sonraları insan zekasının oluşumunu ve gelişimini tarif eden bir terim olarak kullanılmaya başlandı .

Bu anlamıyla baktığımızda bir toplumun tarih yolculuğu içerisinde, kazandığı maddi ve manevi yaşam tarzıdır. Öte yandan, bu kazanımları bir sonraya iletmeye yarayan araçların bütünüdür. İnsanın sosyal çevresi ile bütünleşmesinin de en gerçek ve doğru yoludur. Kültür; din, estetik, adalet, ahlak, sanat ve benzeri kavramların kişiden topluma doğru gelişerek bütünleşen davranış ve düşünüş biçimlerinin tamamıdır.

Bir üst paragrafta kültürün toplum ile bağından bahsetmiştik, peki ya toplum nedir ? Basitçe tanımlamak gerekirse toplum ,  bir arada yaşayan bireylerin tümüdür . Eğer ki bir toplum birbirine bir takım görünür veya görünmez bağlarla bağlanmışsa bu toplum artık millet olmuştur. Bu bağlar ise şüphesizdir ki milletlerin sahip olduğu kültürel altyapıdan gelmektedir.

Şahsımın bu yazıyı kaleme almaya başladığı 13 Aralık 2023 Çarşamba günü dünya üzerinde 193 ü BM’ye üye olmak üzere toplam 206 ülke bulunmakta , 206 ülkede yaşayan yaklaşık 200 çeşit millet ve bu ülkelerde yaşayan toplam insan sayısı 7 milyar 924 milyon olarak kaydedilmiştir. Günümüzde bu milletlerin milli bilincini kaybetmesine neden olan en büyük unsur kitle iletişim araçları ile yapılan yeni dünya düzenine hazırlık propagandaları ile beraber milletler arası kurulan ailelerdir . 2-3 on yıl öncesine kadar kitle iletişim araçlarının bu kadar yaygın olmamasından ötürü insanlar için hayat çoğunlukla kendi yaşamış olduğu çevreden ibaretti ; insan aynı çevrede doğuyor , yaşıyor aile kuruyor  (evlendiği kişi de ekseri aynı çevreden oluyor) , çoğalıyor ve ölüyordu . bu şartlarda kültürün muhafazası kolay ve gelecek nesillere minimum kayıpla aktarılabiliyordu . Fakat günümüz dünyasında internet ve sosyal medya sayesinde insanlar kendilerinden on binlerce kilometre uzaklıktaki insanların hayatlarının adeta içerisine dalıyor , onlar gibi yaşamaya çalışıyor ,  kendileri ile hiçbir kültürel bağı olmayan insanlar ile tanışıp birliktelikler kuruyor ve çoğalıyorlar , maalesef ki birlikteliklerden ortaya çıkan çocuklar ”çoğunlukla” bir kültür karmaşası , bir millet karmaşası içinde büyüyorlar , kendilerini bir millete , topluma kültüre nispet edemeyen bu bireyler en sonunda hayatta hiçbir amacı olmayan dışarıdan yönlendirilmeye açık insan kitleleri oluşturarak kültürlerin yok olması  , milletlerin dejenerasyonu hatta devletlerin bekasının tehlikeye girmesi gibi olumsuzluklara sebebiyet vermektedirler. (yukarıdaki çoğunluk yazısına istinaden az sayıda da olsa düzgün yetişmiş karma bireyler baş tacıdır onlara laf etmek haddimiz değildir kendilerini bu sözlerden hariç tutuyoruz.)

Bu tip olumsuzlukların ortaya çıkmaması adına insanların  bireysel olarak yapabileceği şey ; kendi coğrafyalarından veya yakın coğrafyalardan birileri ile evlenip çoğalması . Meseleyi devletler anlamında irdeleyecek olursak da  başta ülkemizde olmak üzere tüm dünyada kendi devletini seven yöneticilerin ülkelerini kültürel bölgelere ayırması ve bu bölgeler arasında evlilik yasağı getirilmesi ve her kültürel bölgede ”Saf (Arı) Milletlerin oluşturulması gerektiğini düşünüyorum . Belki sizlere çok absürt ve sert gelebilir fakat 21.yüzyılda küresel sistemin buldozerleri insanları insan yapan , toplumları toplum yapan , milletleri millet yapan değerleri tek tek yıkarken böyle bir süreçte farklı kültürlerden insanların birbirleri ile üremesine müsaade ederek doğacak yeni bireylerin büyük bir ihtimalle kültürü olmayan milleti olmayan bireyler olacağını bilerek yukarıda yazdığım düzenlemeyi veya benzerlerini hayata geçirmeyen her devlet önümüzdeki yüzyılda maalesef ki yıkılmaya mahkum olacak.

Bir yanıt yazın